rss
twitter
  •  

Section 8 İncelemesi

| Mesaj Bölümü Oyun Haberleri ve Tüm Haberler |

105

Teknolojinin gelişmesiyle insanoğlu, Dünya’nın sınırlarını aşarak diğer gezegenler ve galaksilere doğru yol alır. Ancak buralarda da barış ortamı kurulamaz ve Section 8 için görev vakti gelir. Bilim kurgunun ‘fps’ ile buluştuğu Section 8, incelemede…

02 475x380 Section 8 İncelemesi

Galaksiler Arası Savaş

‘Arm of Orion’ isimli büyük bir ordu, insanlığı tehdit etmekte ve yasal hükümetlerden gizli işler çevirmektedir. Psikolojik açıdan uygun ve hazır olmayan askerler tarafından oluşturulmuş Section 8’in 8. Zırhlı Piyade Birliği’ndeki bir eri kontrol ediyoruz, adı Alex Corde. Senaryo içerdiği öğelerle orijinal gibi dursa da, çok karmaşık olmayan bir yapıya sahip. Üzerinde durup düşüneceğiz olaylar yaşanmıyor ve cevabını arayacağınız sorular bulunmuyor işlenen hikayede.

Karşınıza çıkan görevlerin farklı olmasını isteyebilirsiniz, ancak Section 8 bunu sunmuyor. Düşman karargahlarını ele geçirmek, bilgisayar sistemlerini ‘hack’lemek ve kontrolü sizde olan bir bölgeyi savunmak gibi görevler veriliyor. Bu görevler de Section 8’in ilerle ve yok et mantığının sınırları dışından çıkmıyor. Oynarken harcadığınız sürenin neredeyse tamamını düşman askerleriyle çatışarak geçiriyorsunuz, aşırı aksiyon ve bir süre sonra kendini tekrar eden görevler, senaryo bölümünün kısa zaman içinde sıkıcı bir hal almasını sağlıyor.

12 475x356 Section 8 İncelemesi

Section 8’in zırhlı özel giysilerle donatılmış askerleri, sırtlarındaki roket sistemleriyle çok yükseklere sıçrayabiliyorlar. Ayrıca zırhları sayesinde uzun süre mermilere karşı ayakta kalabiliyorlar. Tabi işi ilginç hale getiren şey, aynı teçhizatların düşmanlarınızın elinde de bulunması. Crysis’te teknolojik olarak sizden çok geride olan askerlere karşı savaşıyorken burada eşit şartlarda faydalanacaksınız nimetlerden. ‘Nano-suit’ kadar olmasa da oldukça işe yarıyor Alex’in kıyafeti. Birkaç saniye duraklamadan hızlı koştuğunuz zaman Alex silah’ını sırtına alıyor ve daha da hızlı koşmaya başlıyor, bu esnada kamera açısı üçüncü şahıs oluyor. ‘Space’ tuşuna basılı tuttuğunuz zaman oldukça yükseklere sıçrayabiliyor ve önünüzdeki engelleri alt edebiliyorsunuz.

22 475x356 Section 8 İncelemesi

Unreal Engine 3 ile hazırlanan Section 8, grafiklerine bakıldığı zaman bu motordan çok da iyi faydalanamamış. Güneş ışınları ve gölge efektlerinin kalitesi dışında görsel anlamda oldukça vasat kalıyor oyun. Kaplamalar, silah ve askeri malzeme modellemeleri, patlama efektleri ve çevre detayları günümüz standartlarının gerisinde. Çatışmaktan başımızı kaldıramayacağımızı düşünerek görsel kaliteye önem vermemiş yapımcılar anlaşılan.

32 475x380 Section 8 İncelemesi

‘Multiplayer’

TimeGate Studios tarafından hazırlanan ve SouthPeak Interactive tarafından yayınlanan oyunun ana bölümü çoklu oyuncu seçeneği. Senaryo bölümünün basit ve yüzeysel olmasının sebebi de bu, Section 8 aslında ‘multiplayer’ tabanlı bir oyun. ‘Single Player’ kısmının tadımlık olduğunu ve ‘O da bulunsun’ mantığıyla konulduğunu düşünüyorum. 32 kişiye kadar bir haritada oynama imkanı sunan Section 8’de tek bir karşılaşma tipi var, o da ‘Conquest’. Rakiplerini öldürerek ve kontrol noktalarını fethederek puan toplamaya çalışan iki takımın mücadelesi söz konusu burada. Bir kontrol noktasını ele geçirmek için orada bulunan sistemleri ‘hack’lemek gerekiyor, aynı şekilde rakip takımın bölgesinde de ‘hack’ işlemi yaparsanız o bölge size geçiyor. Ayrıca düşman bilgisayarlarından istihbarat çalabilirseniz rakiplerinizin haritada yerlerini öğrenebiliyor ve onlara pusu kurabiliyorsunuz. ‘Deathmatch’, ‘Team Deathmatch’ ve bunun gibi farklı maç tiplerinin bulunmaması ise önemli eksiklerinden biri Section 8′in.

42 475x380 Section 8 İncelemesi

Oyunda ‘shotgun’, ‘sniper-rifle’, otomatik tüfek, roket atar ve bunun gibi sınırlı sayıda standart silah var. Yanınızda bunlardan sadece iki tanesini ve bomba, bıçak gibi küçük ekipmanları taşıyabiliyorsunuz. Civarda bulunan tank ve bunun gibi araçları da kullanabilirsiniz, ancak bu tür araçlar size yardımcı olmaktan çok zahmet oluyorlar. Hem ağır hareket ediyorlar hem de çok kolay hedef oluyorlar düşmanlarınız için. Ayrıca bu tür araçlara bindiğiniz zaman çok yükseklere zıplamaktan, düşmanlarınıza ‘zoom’layıp hedefe kilitlenmekten ve civardaki nesnelerin arkasına saklanmaktan mahrum kalıyorsunuz.

52 475x380 Section 8 İncelemesi

Section 8’in en önemli özelliklerinden biri de geniş bir haritaya sahip olması. Senaryo bölümünü oynarken ‘checkpoint’ sistemiyle ilerliyorsunuz bu haritada. Çevrede sadece askeri yapılar ve birimler var, özellikle çatışmaların olduğu bölgelerde ikmal depoları bulunuyor. Bu depolar zırhınız zarar gördüğü zaman onarıyor, canınız azaldığı zaman arttırıyor. Aynı zamanda cephane sıkıntınızı da bu depolar gideriyor. Düşmanlarınız bu depolara zarar vermeye çalışıyor bazen, bu nedenle hayati önem taşıyan bu depoları korumak zorundasınız. Alex üzerindeki özel kıyafet sayesinde bu depolar olmadan kendi canını bir miktar arttırabiliyor ve zırhını yeniliyor, takım arkadaşlarınıza da bu tür yardımları yapabiliyorsunuz. Öldürüldükten sonra haritanın belli bir yerinde başlamıyorsunuz oyuna, gökyüzünden aşağıya bırakılıyorsunuz. Böylece düşeceğiniz yeri seçebiliyorsunuz, ister tam düşmanlarınızın ortasına düşer ve orayı karıştırırsınız, ister daha tenha bir yere düşer sürprizini biraz bekletirsiniz.

63 475x380 Section 8 İncelemesi

Diğer oyuncuları öldürdükçe, bölgeleri kontrol altına aldıkça para kazanıyor, bu paralarla araç veya silah satın alabiliyorsunuz. Takımınızın elinde bulunan kontrol noktalarına otomatik tüfekler ve roket atarlar koyabiliyor, bölgenizin savunmasını güçlendirebiliyorsunuz. Bu tür basit adımlar size ekstradan puanlar kazandırıyor.

Sonuç

Senaryo bölümünde gereğinden fazla aksiyon içermesine rağmen ‘multiplayer’da eğlenceli dakikalar yaşamanızı sağlayan Section 8, www.joinsection8.com adresinde bulunan dünya puan sıralamasıyla da rekabeti arttırıyor. ‘Bot’ ekleme seçeneğinin de bulunduğu Section 8, çok oyunculu oyunların arasında önemli bir yer bulacaktır kendisine. Tek başınıza senaryoyu oynamayı düşünüyorsanız uzak durun derim, bence takımınızı kurun ve galaksiler arası savaşa ‘online’ arenada katılın…

Left 4 Dead için beklenen içerik ve özel indirim!

| Mesaj Bölümü Oyun Haberleri ve Tüm Haberler |

28

Crash Course

İlk olarak Survival moduyla gelen Lighthouse haritasının yeraldığı büyük güncellemeden sonra, Eylül ayında çıkacağı müjdelenen ancak neredeyse Eylül’e veda ederken yayımlanan Crash Course haritalı ikinci büyük Left 4 Dead ek içeriği bugün ücretsiz olarak Steam üzerinden dağıtıldı (Xbox sahipleri satın almak zorunda).

Kahramanlarımızın No Mercy ve Death Toll campaign‘leri arasında yaşadıkları helikopter kazasını ve sonrasında başlarından geçenleri anlatan bu yeni macera, singleplayer haricinde aynı zamanda Survival ve Versus modlarında da oynanabiliyor. Versus modundayken Crash Course‘u tam 30 dakika içerisinde bitirme zorunluluğu koyan Valve ekibi, takımlararası yapılan maçlarda adaletsizlik yaşanmasın diye tüm silah ve eşyaların eşit sayıda çıkmasına da önem vermiş.

Bu özel günün hatırına çok kısa sürecek %50 gibi büyük bir indirimin de yapıldığını not olarak belirtiyor, halen L4D almayı düşünen okuyucularımız varsa fırsatı kaçırmamalarını öneriyoruz.

(PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…

| Mesaj Bölümü Oyun Haberleri ve Tüm Haberler |

55

dirt 2 teaser (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…

Efsane’nin ismi unutulmayacak, tozu dumana katmaya devam!!! Serinin son çıkan oyunu, Colin McRae efsanesinin PC’lerimizde ve konsollarımızda da ölümsüzleşmesini sağlayan DIRT2′yi inceledik…

Colin seni kimse unutmayacak…

ColinMcRae header (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…

İncelemeye başlarken bu kadar çok Colin McRae’den bahsedip de CMR serilerine ismini veren ve bu ismi taşıyan oyunların kısa zamanda efsaneleşmesini sağlayan Colin McRae’yi şöyle bir anmadan olmazdı;

5 Ağustos 1968 doğumlu McRae, ralli kariyerine 1986′da kullandığı Talbot Sunbeam ile başladı. İskoç Ralli Şampiyonası’na düzenli olarak katılan McRae, hızı ve ilgi çekici sürüş tarzıyla ismini duyurdu. Sürüş stili, idolü olarak gördüğü ünlü Finlandiyalı ralli pilotu Ari Vatanen ile kıyaslanmasını sağladı. McRae kısa sürede önce bir Vauxhall Nova, daha sonra bir Ford Sierra XR 4×4 kullanmaya başladı. Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) ilk kez ortaya çıkması 1987 İsveç Rallisi’nde kullandığı Nova ile oldu. 1989′da ise aynı yerde kullandığı Sierra ile genel sıralamada 15.’liği elde etti. Daha sonra aynı yıl Yeni Zelanda Rallisi’ni arkadan itişli bir Sierra Cosworth ile genel klasmanda beşinci sırada bitirmeyi başardı. 1991′de Colin, Prodrive Subaru takımına İngiltere Ralli Şampiyonası için katıldı. 1991 ve 1992′de iki kez şampiyon oldu. 25 ralli kazandı, 42 kez de podyum gördü.

2007 yılında talihsiz bir helikopter kazasında oğlu ve aile dostları ile birlikte hayatını kaybetti”.

Colin McRae’yi tanımayanlar için bir video eklemek istedim. Bazı ralli meraklılarının kendisini “ölümüne” gidişi ve bu yüzden sağlam kazalar yapması nedeniyle “Colin McCrash” diye isim taktığı da söylenir… Iron Maiden – Fear of the Dark (live) eşliğinde derleme video:

Bir de CMR oyunlarına eklenen efsanevi ses: Nicky Grist co-pilotluğunda araç içi kameradan etap videosu… CMR oyunlarında Nicky’nin “jump..maybe…” sesini uzun süre arkadaşlarla “jump baby” diye anlayıp daha sonra buna baya bir güldüğümüzü de unutmam :)

Size oyun içinden görüntüler içeren bir video koymayı da ihmal etmedik;

Durmak yok, gazlamaya devam!

Oyuna ilk olarak Subaru Impreza ile başlıyoruz. Aslında bu aracı Subaru’nun WRC çıkartmaları ile görmek isterdik ama oyunumuz artık WRC’den çıkıp başka bir yöne gittiğinden, öyle yapmamışlar. Hatta Colin McRae ölünce, Codemasters yeni pilotu WRC’den seçmek yerine Amerika’ya gitmeyi tercih ederek, Ken Block’u bünyesine katmış. Artık yeni adamımız Ken Block. Şaşırtıcı biçimde Amerika’dan çıkmış bir pilot ve “çaylak” olmasına rağmen kısa zamanda rallilerde dikkatleri üzerine çekmiş bir isim. Amerika’dan çıkmasına şaşırıyorum çünkü onlar genelde Nascar, Indy vs. gibi pist yarışlarına ve düz yolda gazlamaya meraklılar. Ayrıca dünyanın en saçma sapan kazalarını yapan ve otomatik vitesten başkasını kullanamayanlar da yine Amerikalılar olduğundan, Ken Block gibi bir isme iyice şaşırıyorum :)

040309dirt2malaysia (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…

Herneyse, Dirt’e geri dönersek… Evet ilk Dirt’e dönelim… İlk CMR:Dirt oyunu çıktığında bazı ralli meraklıları ve serinin daha önceki oyunlarını oynamış olanlar beğenmedi. Çünkü CMR 1, 2, 3, 04 ve 05′te sürüş fizikleri durmadan değişti ve Dirt’te de bozuldu. En çok beğenileni 2′deki fiziklerdi, gerçi ondaki aracın kayma tepkileri abartılıydı ama iyiydi, 3′te fena halde bozdular, birçok kişi beğenmedi, 04′te yine düzelttiler, 05′te de bu çizgiyi korudular. Bu CMR’ler WRC tadında ve WRC etaplarını içerirken Codemasters başka bir alana da el atmak istedi ve DIRT’i çıkardı. Ancak bu oyunun sürüş fizikleri gerçekten çok kötüydü. Toprakta frene basınca cart diye aniden duran ralli otomobili mi istersiniz, virajları frensiz dönmeyi mi? Fazla arcade olmuştu anlayacağınız. WRC’den çıkıp Amerikalıların daha çok sevdiği “Buggy ve Baja” tipi yarışlar, 4×4 büyük jiplerin katıldığı zorlu toprak yarışları içermesi güzeldi. Hatta kamyonlar bile vardı. Fakat tüm bunlar oyunu kurtaramadı ve ilk DIRT çok fazla ses getiremeden yokolup gitti. Anca benim gibi ralli severlerin arşivinde bulunuyor :)

DIRT2 ile Codemasters ilk oyunda yaptığı hataları tamamen düzeltmiş görünüyor. Sürüş fizikleri gerçekten çok başarılı. Ralli etaplarını oynarken kendimi elden geçirilmiş ve yenilenmiş bir CMR 04 ya da 05 oynuyormuş gibi hissettim.

002 475x356 (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…Kirli bir tur olacağı belli…

TIRT değil, DIRT!!…

Oyun her anlamda çok sağlam olmuş. İçerik, grafik, müzik, ses, hiçbir eksik yok.

Oyuna birçok yapımda olduğu gibi kısıtlı imkanlarla başlıyorsunuz, “gel seni bi deneyelim” diyorlar, durmadan birinci olmaya başlayınca “vaay sende iş varmış, al sana şu kadar ödül, al sana yeni araçlar” diye geldikçe geliyor sonrasında… Oyunun kariyer seçeneğini seçtiğinizde uzuuuunca bir oynanış süresi sizi bekliyor. Normal planlı yarışlar haricinde yarış kazandıkça size meydan okuyan, “gel şurada yarışalım, yersenn” diyen rakipler, sizi bir sürü değişik yarışın içine çekiyor. Bu bir sürü değişik yarışta bazen sizi salt eğlenceye sürükleyenler de var, örneğin bir ralli etabında yol boyunca tek tek dizilmiş kutucuklara çarpıyor ve her çarptığınız kutu için 2-3sn’lik ek zaman alarak zamanınız bitmeden bitişe ulaşmaya çalışıyorsunuz. Normalde bazı oyunlarda bu tip “arcade” öğelerine “amaaan bu oyunda ne işi var yahu, olmamış” diye burun kıvırırım, DIRT2′de ise bu çok güzel bir biçimde yapıma yedirilmiş. Arcade gibi ilerleyip, simülasyon tadında araç kullanabiliyorsunuz. Bu da oyunun uzun vadeli ve sürükleyici olmasını tetikleyen en büyük etkenlerden biri.

Buggy’ler, dev jiplerle çöl benzeri etaplarda yarışlar, ralli araçlarıyla etaplarda zamana karşı yarışlar, özel hazırlanmış pistlerde ralli araçlarıyla toplu halde yarışlar, ne ararsanız var. Ayrıca sahip olduğunuz araçlara ek paralar harcayarak “ralli kiti” vs. gibi kitler alarak aynı aracı başka yarış türlerinde de kullanılabilir hale getiriyorsunuz. Bunların haricinde değişik modifiye imkanları da mevcut, aracın dışındaki sponsor çıkartmalarını değiştirebilir, konsolunuza gözleri siz hoplayıp zıpladıkça dönen kurukafa gibi gırgır aksesuarlar koyabilirsiniz.

dirt2 1 1024x573 (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…Gazla bakalım Ken!!

Grafikler ise şapka çıkarılacak vaziyette. Daha önce GRID’de de kullanılan EGO grafik motoru üzerinde çalışmalar yapılarak DIRT2′de de kullanılmış. Kokpit tasarımları, araçların modellemeleri, toz toprak efektleri, her şey çok güzel yapılmış. Araç içi kamerada bir ralli etabında su birikintisinden geçin ve ön camın ıslanması ve akabinde sileceklerin çamurlu camı silmeye çalışmasını ağzınız açık seyredin :) Bunun bir videosu vardı ve daha oyun çıkmadan “yuh bu nasıl bir şeydir böyle?” demiştim, ancak bir türlü o videoyu bulamadım. “Ne var bunda?” diyebilirsiniz ama bu olayın şu zamana kadar hiçbir oyunda başarılamamış bir görsel olduğunu söylemeliyim. Ayrıca yine bu içinden geçtiğimiz suyun dalgalanması ve gerçekçi bir şekilde araçla geçerken sağa sola sıçraması çok güzel yapılmış.

dirt2 011246966708 (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…Birbirinden güzel ralli araçları haricinde bu canavarlar da bizim olabilecek

Müzikler, araçların sesleri, hasar, çarpma, taş toprak sesleri artık Codemasters’ın uzmanlık alanı olduğundan, bunlarda hiçbir eksik yok, o kadar yarış oyunu tecrübesinden sonra bunların kötü olması beklenemezdi zaten. Oyunun hemen başında kullandığınız Subaru Impreza’nın da motor sesinin gerçeğine çok yakın olduğunu da belirteyim, dikkatli kulaklar Boxer’ın sesini yakalayacaktır :) Menülerde güzel parçalardan oluşan bir liste çalıyor, oyun içinde ise ben müzikleri kapatıyorum. Yarış oyunu oynayıp da motor, araç ve yola ait sesleri müzikle karıştırmak bana hiçbir zaman doğru gelmemiştir :)

Oyunda güzel bir yapay zeka da sizleri bekleyenler arasında, sizi çoğu zaman sağlam bir şekilde zorluyorlar. Kendi kendilerine kaza yapıyorlar, birbirlerini zorluyorlar, ne ararsanız var. Arada sürücüler kendi aralarında konuşuyor. Örneğin bir yarışta ikinciyim ve Ken Block önümde tüm gruba fark atmış durumda, diğer araçların birinden “Ken’i gören oldu mu?” diye bir ses geliyor ve hırs yapmış giderken birden gülümsemeye başlıyorsunuz. Tabi bazen takım arkadaşlarımız da bize tavsiyelerde bulunup bizi gaza da getirmeye çalışabiliyorlar. Ya da etapta tam gaz giderken bir taşa çarpıp yola devam edebildiğinizde co-pilot’unuz “bişey yok bişey yok devam et” diyor, ya da çok fantastik hareketler sonucu hala yoldaysanız “what a drive!!!” diye tepkisini dile getiriyor.

Ancaaak diğer yarışçılarla en büyük zevk nasıl çıkar? Tabi ki online olarak… Şu sıralar Shift’in online’ına sarmış vaziyetteyim ancak DIRT2 de çok güzel bir deneyim sunuyor, kesinlikle denenmesi gerekli. Codemasters burada da tecrübelerini konuşturuyor ve EA gibi o da başarılı bir multiplayer’a imza atıyor. Bir ara bizim Thrall’la denk gelebilirsek onunla da kapışacağız :)

eede8da404rt2 uk (PS3) Colin McRae: DIRT2 İncelemesi…“Ken aabi yapma gözünü seveyim, anammm, oiiiyyyyyyy”

Selaaaaaam Dur!

Codemasters yine durup durup turnayı gözünden vurmuş diyebiliriz. İlk oyunda yaptıkları hataları iyi bir biçimde düzeltmiş ve “kusursuz” denilebilecek bir oyun çıkarmışlar. Oyunun hiçbir eksiğini göremedim desem sanırım doğru olur. Hele bir de güzel bir direksiyon setiniz varsa, bu oyunu mutlaka onunla oynayın. PS3′te gamepad ile de oynanıyor ancak hiçbir şey direksiyonun yerini elbette tutamıyor. DIRT2, artık “rahmetli” diyeceğimiz Colin McRae’nin anısını güzel bir şekilde yaşatacak ve ismine yaraşır bir yapım olmuş. Ken Block için ise iyi bir fırsat, bakalım o da Colin McRae gibi yıllar içinde efsaneleşebilecek mi, bunu zaman gösterecek.

God of War yapımcısından ilginç (!) bir istek

| Mesaj Bölümü Oyun Haberleri ve Tüm Haberler |

5

gow screenshot19 475x267 God of War yapımcısından ilginç (!) bir istek

Sony Amerika sanat direktörü Ken Feldman, God of War serisinin yapımcısı Stig Asmussen’e, oyunu FPS yapmaları için defalarca öneride bulunduğunu söyledi.

Kratos’un kocaman silahlarla, Tanrıları parçalara ayırmasının oyuna ayrı bir hava katacağını savunan Feldman, yapımcıların onun düşüncelerindeki dehayı göremediklerinden dem vuruyor. Forumlarda alay konusu haline gelen Feldman’ın hala nasıl Sony bünyesinde kaldığını sorgulayanların sayısı az değil. Feldman’ın şaka yaptığını düşünenler de var. Neyse ki yapımcılar bu fikri ciddiye almamış…

300 milyar Euro’luk devlere Türk vitamini

| Mesaj Bölümü Yararlı Bilgiler |

15

Doany, Vitamin’in 4 farklı dile çevrilip başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerde kullanıldığını belirterek, “Global bir ürün haline geldi” dedi

manset ic 183233 300 milyar Euroluk devlere Türk vitamini

Türk Telekom CEO‘su Dr.Paul Doany Avrupa Telekom Ağı Operatörleri Birliği (ETNO-European Telecommunications Network Operators Associaton) toplantısında, “Telekom sektöründe adil rekabetin tanımının değişmesi gerektiğini belirterek, Avrupa buna uyum sağlamaz ise rekabette geride kalır. Mevcut regülasyonlar yatırımı azaltıyor, inovasyonu sınırlıyor” diyerek Avrupa Birliği’ne mesaj verdi.
İspanya’nın Sevilla kentinde Telefonica şirketinin ev sahipliğinde düzenlenen CEO zirvesi ciroları toplami 300 milyar Euro’yu bulan Avrupa’nın dev telekom operatörlerini biraraya getirdi.  Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany zirve kapsamında düzenlenen “Dijital Avrupa: Gelecek nesil yatırımlar, ekonomik toparlanma ve süreklilik” başlıklı panelde bir konuşma yaparak Türk Telekom’un Türkiye’de eğitim ve sağlık başta olmak üzere geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu yenilikleri anlattı. Toplantıda Doany Türk Telekom’un özellikle eğitime  odaklı bir proje olarak Turk Telekom Grubu bünyesinde geliştirilen online eğitim programı “Vitamin” hakkinda bilgi verdi.

4 DİLDE VITAMIN DUNYAYA SATILIYOR
Zirve kapsamında düzenlenen ve telekomünikasyon sektörünün topluma katkısı konulu panelde bir konuşma yapan Dr. Paul Doany bilgi teknolojilerinin eğitime yapacağı pozitif etkinin önemine değindi Türk Telekom Grubu teknoloji şirketi Sebit tarafından geliştirilen online eğitim programı Vitamin’i ve geldiği noktayı dev şirketlerin tepe yöneticileriyle paylaşan Doany, bu teknoloji ile genç nesillerin yaşadıkları bölgeler arasında hiçbir fark olmadan aynı değerli eğitim içeriğine ulaşabildiğini kaydetti. Türk Telekom CEO’su Vitamin’in 4 farklı dile çevrilip başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerde kullanıldığını anlatırken “Dünyanın heryerinden Fen ve Matematik aynı ve Vitamin ürünümüz de global bir ürün haline geldi” diye konuştu.
Türk Telekom Grubu olarak genişbantın penetrayonunun artmasını desteklemek amacıyla altyapıya ve genişbanta yaptıkları yatırımlarına hız verdiklerini ifade eden Doany, genişbant erişiminin eğitime yapacağı katkılara odaklandıklarını belirtti. Vitamin’in tüm okullarda ücretsiz olarak kullanıma açık olduğunu hatırlatan  Türk Telekom CEO’su “Öğretmenlere özel olarak hazırlanmaış Vitamin’i de öğretmenler ücretsiz olarak kullanıyor. Böylece hem sosyal sorumluluk projesi olarak topluma katkı sağlamış oluyoruz hem de ticari bir ürün olarak pazara sunmuş oluyoruz. Bu model kendi içinde sürdürülebilir bir yapı oluşturuyor. Biz sonuçlardan çok memnunuz.” diye konuştu.

LISE VERSIYONU DA TAMAM
Eğitimi sanal ortama taşıyacak yeni projeler uzerinde de çalıştıklarını belirten Doany öğrencileri öğretmenleriyle sanal ortamda interaktif olarak bir araya getiriyoruz. Artık lise versiyonu ile birlikte Vitamin tüm orta öğrenim müfredatını kapsar hale geldi. Bu ürünün global arenada çektiği ilgiyi gururla anlatıyorum. Türkiye’de yetişmiş genç Türk mühendislerinin geliştirdiği bu ürün artık dünyaca tanınır hale geldi. Türk inovasyonunu dünyaya sunmaya devam edeceğiz. Bir yandan altyapıya ve istihdama yatırma devam edip sabit hatları yeni teknolojiler ile geliştirmeyi, mobil pazarda konumumuzu güçlendirmeyi, genişbant teknolojileri ve katmak değerli servislere odaklanırken diğer yandan Vitamin gibi Wirofon gibi teknoloji ürünlerininin bölgemizde gelişmesi ve dünyaya ihraç edilmesi için teknoloji şirketlerimizi destekliyoruz” dedi.

AİLELER İNTERNETTE RAHAT EDİYOR
Panelde yaptığı konuşmada Türk Telekom Grubu’nun yeni ürünü Nette Çocuk Var’dan da bahseden Dr. Paul Doany ” Vitamin ile eğitime katkı sağlarken ailelerin kafasında oluşan çocuklarının internet kullanımı ile ilgili soru işaretlerini de gidermeyi hedeflediklerini belirtirken, ” Aileler içeriği çocuklarının kullanımı için filtrelenmiş içerik seçeneğine kavuştu.” dedi.
Kısa zaman önce Türk Telekom Grubu bünyesine oyun şirketi Sobee’nin de katıldığını belirten ve bundan heyecan dydugunu belirten Doany, “şimdiki amacımız eğitim ürünümüzü çocuklar için faydalı oyunlar ile desteklemek, eğitimi eğlence ile daha cazip hale getirmek” diye konuştu.
Vitamin’in başarısını Avrupalı meslektaşlarıyla paylaşan Paul Doany’ye panel dinleyicileri arasından “Eğitim dışında başka alanlarda da benzer bir model uygulama planınız var mı? Sağlık sektörü için planlarınız nasil?” sorusu geldi. Doany geliştirdiğimiz güçlü internet ve iletişim altyapıları üzerinden eğitim ile birlikte ikinci odaklandığımız alan sağlık olacak. Bu alanlarda bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde yaratılacak verimlilik ve geliştirmelerin topluma hem maddi hem de manevi olarak çok büyük katkıları olacağını belirten Doany, Türk Telekom Grubu olarak iki proje ile sağlık alanındaki projelerimize başladık” dedi.

OPERATÖRDEN 8 ŞİRKETLİ GRUBA DÖNÜŞTÜ
Türk Telekom Grubu bünyesinde 8 şirket bulunuyor. Özelleştirme ardından yapılan yatırımlar ve satınalmalar ile Türk Telekom TTNET, AVEA ve teknoloji şirketleri Argela, İnnova, Sebit, Sobee ve çağrı merkezi Assistt  ile birlikte bir sabit operatörden 8 şirketli bir gruba dönüştü.

250 MİLYAR EURO CİRO 1 MİLYON İSTİHDAM
36 ülkeden 42 üyeye sahip ETNO’nun bu seneki CEO Zirvesi’nde gelecek nesil yatırımların ekonomiye katkısı ve süreklilik konusu ele alınırken, telekomünikasyon şirketleri tarafından neler yapılabileceği masaya yatırıldı. “Dijital Avrupa: Gelecek nesil yatırımlar, ekonomik toparlanma ve süreklilik” başlığı altında telekom sektörünün topluma katkısı ele alındı. ETNO, tüm üyeleri ile yaklasik 300 milyar Euro’luk iş hacmine sahip. ETNO üyeleri geçen yıl yaptığı 33 milyar Euro’luk yatırım, ile dünya genelinde 1 milyonunun üzerinde kişiye iş olanağı sağlıyor. Deutsche Telekom, Telecom Italia, Telefonica, France Telecom, Telenor ve TeliaSonera gibi önde gelen telekomünikasyon operatörlerinin üyeleri arasında yeraldığı ETNO’da Türk Telekom da kurucu üye olarak yer alıyor. ETNO’nun gözlemcileri arasında ise AT&T, Telstra ve Verizon gibi dünya telekomünikasyon devleri bulunuyor. (ANKA)